Akapuntur ve Ağrı

Akupunktur en eski tedavi yöntemlerinden biri olup tarihi 2-3 bin yıl gerilere kadar gider. İlk kez eski bir Çin yazıtı olan Nei Chingte tanımlanan akupunkturda 365 klasik nokta bildirilmiş ve bu noktaların meridyen adı verilen özel hatlar üzerinde dizili olduğu kabul edilmiştir. Akupunkturun etki mekanizması çeşitli şekillerde izah edilmeğe çalışılmaktadır. Akupunkturun etkisi, büyük olasılıkla deri, kas veya diğer innerve dokulardaki duyusal reseptörlerin aktivasyonuyla ortaya çıkmaktadır. Afferent liflerin uyarılmasıyla, kapı-kontrol mekanizmasına benzer şekilde, ağrıyı modüle eden sistemler aktive olmaktadır. İkinci olası mekanizma nöro-farmakolojik etkidir. Akupunkturun etkisiyle santral sinir sisteminde, çeşitli yerlerdeki endorfin seviyesinin arttığı gösterilmiştir. Akupunkturun analjezik bir yöntem olarak klinik etkinliğini destekleyen çok sayıda literatür vardır. Ancak akupunkturda hala standart bir tanımlama ve klinik yaklaşım yoktur. İğneleme teknikleri ve uyarım şekilleri hastalara ve uygulayanlara göre çok değişkendir. Son zamanlarda akupunkturun çeşitli klinik sendromlardaki etkinliği A.B.D. Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) tarafından değerlendirilmiş; bel ağrısı, başağrısı, karpal tünel sendromu, epikondilit ve fibromyalji gibi bazı ağrılı durumların tedavisinde kullanılabileceği belirtilmiştir.

 

Alıntı : turkiyeklinikleri.com

samyelieczanesi

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »